MENÜ için tıklayınız...
Hamilelik Belirtileri Hamile Kalmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli? Hamilelik Ağrıları Hamilelik Testleri Bebek Bakımı Anne Sütünü Arttırıcı İpuçları

Hamilelik Öncesi, Hamilelik Sırası ve Sonrası...

HAMİLELER ve
HAMİLE KALMAK İSTEYENLER!!

Diğer Problemler


Her kadının en doğal hakkıdır anne olmak. Üreme yaşına gelmiş yetişkin her kadın içgüdüsel olarak anne olmak ister. Bu, kadına doğuştan verilen bir anaçlıktır. Kimi toplumlarda kadınlara bebek sahibi olmayla ilgili toplum baskısı yapılsa bile kadın, bebeği olduktan sonra ona kendi özverisiyle en iyi şekilde bakar.

Bu duygu kadına özel olarak bağışlanmış başka hiç bir duyguya benzemeyen tarifsiz bir durumdur. Bilimadamları buna sadece salgılanan hormonların neden olduğunu iddia etse de toplumda bunun çok daha ilahi bir güçten kaynaklandığı bilinir. Zira ölüm, ölümden sonraki hayat, doğum, varoluş gibi daha hala bir çok şey açıklanamazken bu yüce duygu nasıl açıklansın.

Annelik duygusunun yaşanmasından önce tarifi olmayan bir dönem daha vardır ki kadın, hayatının hiçbir döneminde o kadar özel olmamıştır ki o da gebelik dönemi. Anne olmak isteyen her kadın gebe olduğunu öğrenmek için can atar. Fakat bazı kadınlar maalesef çok şanslı olmayabiliyor. Her kadına kadınlık duygusu verilmiş olabilir ama her kadına annelik duygusu bahşedilmeyebilir. Bazı insanlar sahibi olduğu genetiğin mağduru olabiliyor, bazıları yaşadığı hayat şeklinden dolayı sağlığını kaybedebiliyor, bazılarıysa stres, üzüntüden hastalık bulabiliyor. Yani hayatta maalesef herkes sağlıklı değil, herkes mutlu değil.

Anne olmak isteyip de olamayan kadınların gebeliğine engel olan çok çeşitli faktörler vardır. Bunların içinde toplumda çok bilinen ve basit denebilecek kadar çözümü olan faktörler bu yazıda diğer faktörler olarak adı geçecektir. Gebeliğe engel olan diğer faktörlerden birisi yaş faktörüdür. Üreme dönemine girmiş bir kadın her ay düzenli adet olmak suretiyle yumurta üretir. Bu üretim yumurtlamanın bittiği menopoz dönemine kadar devam eder. Yumurtlama olayı yaş ilerledikçe vücudun ve vücut sisteminin yaşlanması ile verimsizleşir, giderek azalır ve belli bir yaş aralığında tamamen biter. Bir kadının gebe kalma şansı 35 yaşından sonra azalır, 40-45 yaşından sonra ise gebelik riski oldukça artar.

Gebeliğe engel olan bir diğer faktör sigara tüketimidir. Sigaranın sayılmayacak kadar sayısı oldukça fazla olan zararlarından birisi de kadın ve erkeğin üreme sisteminde meydana getirdiği olumsuz etkilerdir. Sigara, içeriğindeki onlarca kimyasal maddeden dolayı başta akciğerler olmak üzere bütün vücutta var olan organlara ve sisteme korkunç derecede zararı vardır. Sigara içen kişi kendini hunharca zehirler, çevresindeki insanlar üzerinde de pasif içici etkisi bırakır. Sigarada bulunan sayısız zehirli maddeler kadında yumurtlama problemlerine ya da yumurta kalitesizliğine yol açarak gebeliğin oluşmamasına ya da riskli gebeliklerin oluşmasına neden olur.

Gebeliğin oluşmamasına neden olan faktörlerden birisi de yumurtlama döneminde düzenli ilişkiye girmemektir. Bilindiği gibi gebelik; kadında oluşan yumurta ile erkekten gelen spermin birleşip döllenmesi ve böylelikle embryonun oluşması ile gerçekleşir. Bu aşamaların hepsi ancak erkekle kadın, kadının yumurtlama döneminde cinsel ilişkiye girilmesiyle gerçekleşir. Dolayısıyla kadının adetinden sonra yaklaşık 12-14. Günlerde düzenli girilen cinsel ilişki sonrasında gebelik meydana gelme şansı yüksektir.

Gebeliğin oluşması elbette her zaman bu kadar formül edilmiş gibi kolay olmaz. Bunda stresin rolü çok büyüktür. Kadın ve erkek herhangi bir sebepten dolayı stres altındaysa bu, çiftlerin üreme sisteminde bozukluklara dolayısıyla gebeliğin oluşmamasına neden olmaktadır. Stres, her hastalığın başlangıç nedeni olduğu gibi bütün vücut sistemini bozduğu için kadın ve erkeğin üreme verimliliğini de düşürmektedir.

Gebeliğe engel olan bir diğer faktör aşırı şişmanlık yani obezite ve aşırı zayıf olma durumudur. Her iki durum da hayatta en istenmeyen kurallar içine girmektedir. Hayatta hep her şeyin fazlası zarardır. Bu, kişilerin vücut profilleri için de geçerli bir kuraldır. Kişi aşırı şişman olduğu durumlarda zaten obezite adlı bir hastalığı mevcuttur. Obezite kişide kalp, şeker, tansiyon gibi başlıca bir takım hastalıklara daha yol açtığından bu kişinin gebe kalması oldukça risklidir. Aşırı zayıf olma durumunda ise kişinin sağlığı yine tehlikededir. Çünkü çok aşırı zayıf birisinin kan değerleri, vücut metabolizması sağlıklı değildir. Dolayısıyla bu kişinin gebe kalması bebek açısından çok risklidir. Embryo anne karnında gelişirken bütün besinlerini anneden almaktadır. Annenin beslenmesi ve mevcut kemik yapısı, bebek için büyüme potansiyelini gösterir. Dolayısıyla çok zayıf bir kadın kendine yetemezken bebeğini karnında sağlıklı bir şekilde büyütmesi hiç olası bir durum değildir.

 Gebeliği engelleyici bir diğer faktör de annenin emzirme dönemidir. Kadınlar gebelik süresince ve doğum yaptıktan sonra giderek artan oranlarda prolaktin yani süt hormonu salgılarlar. Doğumdan sonra bebek emdiği sürece prolaktin hormonu salgılanmaya devam eder. Çünkü bu hormon sayesinde anneden süt gelir. Anneden salgılanan prolaktin hormonu, salgılandığı seviyeye bağlı olarak kadının yumurtlamasını baskılar. Yani bir başka deyişle kadının gebeliğine neden olan yumurta üretimi, prolaktin hormonu salgılandığı sürece meydana gelmez dolayısıyla gebelik oluşmaz.

YORUMLARINIZI BİZİMLE PAYLAŞIN

Hamilelik ve Röntgen

Hamilelik kendimize ve doğmamış çocuğumuza dikkatle bakmamız için bize verilen önemli bir zaman dilimidir. Hamilelik sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlardan bazıları; sigara ve alkol kullanmamak, reçete edilen ilaçların hamilelikte kullanımının uygunluğuna dikkat etmektir....
Okumak için tıklayınız...

Hamilelik Belirtileri Hamile Kalmak İçin Nelere Dikkat Edilmeli? Hamilelik Ağrıları Hamilelik Testleri Bebek Bakımı Anne Sütünü Arttırıcı İpuçları